Üniversitelerde başörtüsü takılabilmelidir; çünkü:
Bireysel özgürlük açısından: Bir bayanın başını örtüp örtmemesi bireysel özgürlük kapsamındadır ve hiçbir bayan bireysel özgürlüğünü kullanıyor diye eğitim hakkından mahrum bırakılamaz.
Hukuki açıdan : Anayasanın 42.maddesine göre, “kimse eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılamaz.”
Eğitim uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 Numaralı Protokol’ün 2. maddesi , “Kimse tahsil etmek hakkından mahrum bırakılamaz ve devlet , eğitim ve öğretim faaliyetini yerine getirirken , bireyin ve ailesinin dini ve felsefi inançlarına saygılı olmak mecburiyetindedir” ifadelerini içermektedir.
Çifte standart / Ayrımcılık: Demokrasi ve çok kültürcülük kapsamında, farklı düşünce ve inançlara tahammül edilmesi gerekliliği vurgulanırken, başörtüsü söz konusu olduğunda bu gerçek göz ardı edilemez.
Yönetmelik : Yükseköğretim kanununda da eğitim yapacak olan öğrencilerin başörtüsü takmasını yasaklayan bir hüküm yoktur. Ek 17. Madde, “Yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydı ile , yükseköğretim kurumlarında kılık kıyafet serbesttir” şeklindedir.
Laiklik : Anaysa’da laiklik “...lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı...“ olarak tanımlanmıştır. Buna göre üniversitelerde başörtüsü laik düzene aykırı değildir, laik düzeni tehdit etmemektedir.