Siyasette kadınlara pozitif ayrımcılık önerisi
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ'ın dile getirdiği "Türkiye, kadınların siyasete katılımını, asgari temsil eşiği olarak kabul edilen yüzde 30'lara çıkarabilmek için kota dahil çeşitli pozitif ayrımcılık politikalarını devreye sokmalıdır" görüşüne katılıp katılmadığınızı söyler misiniz?
04.04.2007  |  salyangoz |  46 kişi oyladı

 
 Tez  Antitez

Siyasette kadınlara pozitif ayırımcılık yapılmalıdır, çünkü;

Tez 1:
Siyasi partiler kadın aday gösterme konusunda isteksiz davranmakta ve kadın adaylara şans vermemektedirler.  Halihazırda mecliste temsil edilen AKP ve CHP, 2002 seçimlerinde seçilme olasılığı yüksek ilk üç sıradan sadece 7 kadın aday göstermişlerdir.  Halen mecliste bulunan 24 kadın milletvekilinin hemen hemen tamamı en az üniversite mezunu, üçte biri lisansüstü derece sahibidir.  İlkokul mezunu erkek adaylar bile “ehliyet ve liyakat” sahibi kabul edilip aday gösterilebilirken kadınların parti başkanlarının gözüne girip aday olabilmesi için çok daha yüksek standartlar gerekmektedir.  Hal böyleyken kadın adaylarla erkek adaylar arasında rekabetin eşit koşullarda olması için geçici olarak kadın aday kotası konmalıdır.

Tez 2:
Erkek egemen kültürün kadınlara yaptığı ayrımcılık yüzünden (kadınların okula gönderilmemesi, aile içi şiddete maruz kalması, “kadınlar erkekler kadar akıllı değildir” gibi önyargılar vb.) kadınlar Türk toplumunun en büyük azınlığını oluşturmaktadır.  Hem kadınlara yönelik bu adaletsizliklerin ortadan kaldırılabilmesi, hem de kadınların ikincil olmaktan çıkıp ülke meselelerinde eşit söz sahibi konuma gelebilmeleri için pozitif ayrımcılık politikaları benimsenmelidir.

Siyasette kadınlara pozitif ayırımcılık yapılmamalıdır, çünkü;

Antitez 1:
Seçimlere giren adayların belirlenmesinde kadın erkek ayrımcılığı yapılamaz, “ehliyet ve liyakat” esas alınmalıdır.  Kadın aday kotası getirmek yetkinlik bazında yapılması gereken bir tercihin dengesini bozarak sorunlara sebebiyet verir, gerçekten yetkin olan adayların hakkının yenmesine sebep olur.   Yasal zorunluluk yüzünden belli bir sayıda kadın aday gösterme zorunluluğu olması kadına “mal” muamelesi yapılmasıyla aynı şeydir.  Kadın adaylar bu başarıyı erkeklerin bir lütfu olarak değil hakederek ve sistemle mücadele ederek elde etmelidir.  

Antitez 2: Kadın diye bir siyasal kategori yoktur.  Kadın-erkek ayrımı biyolojik bir ayrımdır.  "Kadın-erkek eşitliğini kadınlar daha iyi savunur" savı geçerli bir sav değildir.  Geçmişteki ve halihazırdaki kadın siyasetçilerin icraatları bunu net olarak göstermektedir.  Bu yüzden kadınları siyasi bir grup gibi düşünüp mecliste oransal olarak temsil edilmelerini talep etmek mantıklı değildir.  

  
Site İstatistikleri

Üye sayısı:
3061

Bağlı kullanıcı: 1


Site üyelerinin profilini
görmek için tıklayın 
Kategoriler
Siyaset
Ekonomi
Dünya
İş Hayatı
Yaşam / Çevre
Eğlence
Teknoloji ve İnternet
Türk İnsanı
Spor


Yorumlarına ençok "KATILIYORUM" Alanlar
1. itaclis
2. ezgi
3. serdar.H1
4. ebru
5. viper
Ençok yorum yazanlar
1. serdar.H1
2. adidas2
3. aturkay
4. bilgesu
5. enes_41
 

Copyright © 2007 SenKararVer.com Her hakkı saklıdır.